Aydındere Haber Giresun Haber Karadeniz Haber
03.04.2025
Giresun / 11°C

Bu gün Özgürlük, hak, hukuk için sokakta olanlar bakın bizlere neler yaptılar.
Bu gün Özgürlük, hak, hukuk için sokakta olanlar bakın bizlere neler yaptılar.

*2007 yılında cumhurbaşkanı seçimleri yapılmak için TBMM toplandı. Demirel, Özal nasıl seçilmişlerse aynı usul ile seçime geçildi. O dönem mecliste iki parti vardı, CHP ve AKP. CHP oylamaya katılmadı. Toplam 357 oy kullanılırken, Abdullah Gül 352 oy aldı. Oylamanın hemen ardından CHP "367 iddiasıyla" seçimi Anayasa Mahkemesine götürdü. Ve seçim iptal edildi.

*Aynı günün akşamı Genelkurmay Başkanlığı internet sitesine, daha sonra "e-muhtıra" olarak anılacak bir basın açıklaması konuldu. Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) açıklamada "laikliğe aykırı" olduğunu belirttiği bir dizi olayı sıraladı ve cumhurbaşkanlığı seçiminde laikliğin tartışılmasını "endişeyle izlediğini" belirtti. Laikliğe aykırı olanda bu gün chp rozeti takan sakallı hacı ile baş örtülü bacıların kıyafetiydi. Merhum Erbakan bu sakallı hacı ile başörtülü bacıya başbakanlıkta iftar verdi diye chp nin başvurusu üzerine Merhum Erbakan siyasi yasak aldı, partisi kapandı. Bu gün özgürlüğümüz yok diyenler o gün bu faşistliği yapıyorlardı.

* Yine o günlerde baş örtülü Merve hanım mv seçilip TBMM den içeri girdiğinde, özgürlük savunucusu Başbakan merhum Bülent Ecevit, burası cumhuriyete başkaldırı yapılacak bir yer değildir "bu kadina haddini bildiriniz diyerek 33 yaşındaki Merve Hn üzerine yürüyordu. Bu gün meydanlarda özgürlük diye bağaranlar o gün milletin oylarıyla seçilmiş sırf baş örtülü olduğu için  " bu kadina haddini bildiriniz." Diyerek TBMMden dışarı atmışlardı. Siz sakalı hacı, kapalı bacı bu gün özgürlük diye aynı safta durduğunuz kişiler geçmişte böyle yapıyordu.

*Siyaset böyleydi, peki eğitim nasıldı? Baş örtülü kızlarımızı Üniversiteye kaydını  yaptırırken Eğer başörtümüz okulda sorun teşkil ederse bunu açabiliriz. Okulun bu çerçevede yapacağı düzenlemelere itaat edeceğiz. yazılı bir taahhütname imzalatılıyordu hem de anayasın 24 maddesi apaçık dururken.

Baş örtülü bir öğrenci yaşadıklarını şöyle anlatıyor  Sınıfımda sadece sınav kağıdı bekliyorum. Fakat ortada bir yönetmelik olduğu söylendi. Buna binaen hoca "Ya başınızı açın ya sınıftan çıkın" teklifinde bulundu. İkisini de yapmadığım için hoca çıkıp polis çağırdı."
Ben polislerin içeriye daldığını gördüğümde zaten bilincimi kaybetmiştim. Cama yöneldim, camdan atlamayı düşündüm. Cama yöneldiğimde aşağıda iki otobüs dolusu polisin olduğunu gördüm. Daha sonra beni zorlayarak polis minibüsüne bindirdiler. Beni Terörle Mücadele Şubesine götürdüler. Bir katile muamele eder gibi ite kaka, kaba kuvvet kullandılar.  8 saat kötü kokulu ve çok küçük bir hücreye kapatıldım. Hiçbir şekilde benimle iletişim kurulmadı.(bu günkü gibi öyle Avukatmış falan yok) Sonra emniyet müdürünün yanına çıkartıldım. Bağırdı, çağırdı, benden kağıdı imzalamamı istedi ve imzalamazsam geceyi orada geçireceğimi söyledi. Ben sınıfta taşkınlık yaptım. Arkadaşlarımın eğitimini engelledim. yazılı kağıdı imzalamak zorunda kaldım.
Bütün bunlara imza atanlar bu gün özgürlük diye sokağa çıkmışlar.(sonrada kızımız hakkında dava açıldı)

Bu gün özgürce  tek adaylı bir aday adayı seçimi yapıyorlar. Türkiye genelinde özgürce oylarını kullanıyorlar kimse de onları siyasi tercihinden ötürü, tek aday adayı için seçim mi olur? Makarnacılar, göbeğini kaşıyanlar, sizin oyunuzla benim oyum birmi? Diyen yok.
Aynı seçim başka bir siyasi parti tarafından yapılsaydı ne derlerdi?



İsim Soyisim :
E-Mail :