BORSA
BIST 100 13.938,48 %1,42
Altın 6.277,08 ₺/gr %0,31
Bitcoin $63.923 %0,30
Dolar 46,29 ₺ %0,15
Euro 53,60 ₺ %0,16
Sterlin 62,15 ₺ %0,10
Gümüş 101,24 ₺/gr %1,17
Ethereum $1.677,40 %0,28
İsviçre Frangı 58,08 ₺ %0,12
Kanada Doları 33,08 ₺ %0,03
Avustralya Doları 32,61 ₺ %0,10
Japon Yeni 0,00 ₺ %0,00
Suudi Riyali 12,33 ₺ %0,28
BAE Dirhemi 12,60 ₺ %0,14
Rus Rublesi 0,64 ₺ %0,18
Çin Yuanı 6,84 ₺ %0,14
GİRESUN 21°C 6.277,08 ₺/gr 46,29 ₺ 53,60 ₺
Anasayfa Makaledetay
Eyüphan Eyüphan Kaya
28.07.2022 01:30 · 5

Bu sistem değiştirilerek inanç ve kültürümüzle barışık hale gelmesi lazım

Yorumlar
Bu sistem değiştirilerek  inanç ve kültürümüzle  barışık hale gelmesi lazım

Onur Hareketi lideri Aydın: “Bu sistem değiştirilerek  inanç ve kültürümüzle  barışık hale gelmesi lazım.” dedi

Onur ittifakı adayı Yaşar Aydın yazarlarımızdan Eyüphan Kayanın sorularını cevapladı.

İşte o ilginç röportaj:

“ŞİMDİYE KADAR 93 ÜLKE GEZDİM, 40 ÜLKEDE DE DÜNYA SORUNLARI HAKKINDA KONUŞMA YAPTIM”

Kaya:Kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

Aydın:Ben Yaşar Aydın, Babam Gümüşhaneli bir Türk, Annem Hakkarili bir Kürt, Hacattepe Ölçme Değerlendirme mezunuyum, kendimi bileli hep memleket meselelerini dert edindim, şimdiye kadar 93 ülke gezdim, 40 ülkede konuşmacı olarak davet aldım, sosyal ve siyasi meseler üzerinde konuştum,  Kapitalizim ve liberalizimin neden başarısız olabileceğini anlattım. Konuşmalarım üzerinde makaleler yazıldı, ödüller aldım.

Bir dönem Demokrat Parti Genel Başkanlığını yaptım, bu vazife için rahmetli Korkut Özal beni davet etmişti. Kendisine rahmet diliyorum.

“ONUR İTTİFAKI, KÜRT TÜRK BİRLİKTELİĞİNİ, İNANÇ VE DEĞERLERİYLE BİRLİKTE YAŞATMAYA ÖNCÜLÜK EDEN BİR HAREKETTİR.”

Kaya:Siyasi misyonunuz nedir, Onur Hareketini farklı kılan, halka anlatabileceğine inandığınız ülkü ve prensipleriniz nelerdir?

Aydın:Ben Türk Kürt birlikteliğine İslam davasına kendimi adamışım bir insanım. Bu iki millet gönüllü olarak İslamı sahiplenmiş, yaşamışlar, yalnızken değil beraber yaşayarak, omuz omuza vererek bir yerlere ulaşmışlar, başarılar elde etmişler.

Türkiyenin kurtuluşu ve refahı yine Kürt Türk birlikteliğinde İslamın öngördüğü bir vizyonla mümkündür. Salahattin-i Eyyubinin de Sultan Muhammed Aplarslanın da ordusu  Kürtlerden ve Türklerden oluşuyordu.

Abdulhamit Han hazretleri mahiyetindeki askeri, bürokratı, o günün ülemasının batıyla iş birliğinde olduğunu görünce, Kürt uleması ve aşiretlerini çağırıp kendilerine önemli görevler verdi.

Osmanlıyı devirenler halkı küçük görmeye başladı, bizler bu devleti kurduğumuz halde vatandaşlar olarak nasıl bu kadar aşılanabildik anlayamıyorum.

Bu devleti kuranlar ile cumhuriyeti kuranlar farklı düşüncelere sahiptiler.

Malum Ankarada sisteme tepki gösteren gençlere o günün Ankara valisi olan Nevzat Tandoğan diyor ki “Öküz anadolu insanı siz kim oluyorsunuz ki yönetim değişikliğine talip oluyorsunuz?  Siz gidin çift sürün, hayvan besleyin, daha iyi bir yönetim varsa onu da getiririz” diyor.

O gün bu gündür, ha bu hükümet bize yarar, ha şu hükümet bize yarar dedik, bir de baktık ki hep aynı kafa perde arkasında devleti idare ediyor. Cumhuriyetin ikinci yüzyılında buna hayır demenin tam vaktidir diye düşünüyorum.

“İKİNCİ MECLİS HALKA ÜSTTEN BAKTI VE BU ÜLKEYE BİR TÜRLÜ HUZUR VE GÜVEN GETİREMEDİ.”

Kaya:Malum 1920, 23 Nisan günü, dualarla ve “emruhum şura beynehüm” ayetinin gölgesinde açılan bir meclisimiz vardı, daha sonra karar yeter sayısı olmadığı halde fesh edildi ve ısmarlama adaylardan oluşan vekillerden müteşekkil meclis yaptığı çalışmalarla bu güne kadar ülkeye bir sürü sıkıntılar verdi, bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Aydın:İkinci meclis ile yaşanan gelişmeler bu milletin değerleriyle, inanç ve kültürüyle uyumlu değil. Bu kabul edilemez. Anayasamız zalimden yana, anayasa vatandaşı korumakla mükelleftir. “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” şiarıyla bu sistem yenilenmelidir.

Yasalarımızı, Almanya, Fransa, Roma, İsviçreden kopya etmemiz, bu bile başlı başına bu halka zulum ve hakarettir.

Dolayısıyla anayasamız insan hak ve hürriyetlerine endeksli olmalı, bu haliyle devletimiz vatandaşı dövüyor kendini kutsuyor.Bu kabul edilemez.

“YEMİN METNİNİ BIRAK SİSTEMİN KENDİSİ DEFOLU, PARÇA PAÇA DÜZELTEMEZSİNİZ.”

Kaya:Gerek millet vekilleri, gerekse memurlarımızın asaleti onaylanınca okuyup imzaladıkları bir yemin metinleri var, metne baktığımız zaman yanlış bildiğimiz prensiplere bağlı kalacağına yemin ediyorlar, bunu nasıl görüyorsunuz?

Aydın:Sistem yanlış teşekkül edince yemin metni de ona göre yanlış olur. Aslında bu sistemde doğruyu aramak yanlış.

Devletin kurumları bize emir kipiyle muamele ediliyor. Bu sistemi sıfırdan ele almak durumundayız, yoksa parça parça düzeltmekle bir yere varamayız.

Zaten Milletvekillerinin seçim tarzı yanlış, seçim kanunun kendisi yanlış, hangi birini anlatacaksınız.

“İSTANBUL SÖZLEŞMESİ İNANÇ VE DEĞERLERİMİZLE BAĞDAŞMIYOR, BAŞTAN BERİ KARŞI DURDUK VE DURMAYA DA DEVAM EDECEĞİZ.”

Kaya:Malum bu halkın başına İstanbul Sözleşmesi gibi bir bela musallat ettiler, cumhurbaşkanlığı tarafından red edildi, birileri danıştaya müracaat etti, danıştay 10.daire red itirazını da red etti. Hala birlileri etrafında dolaşıyor, ondan nemalanma peşinde, bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Aydın:Ben baştan beri İstanbul sözleşmesine karşıyım. Her ne kadar dört partinin oylarıyla meclisten geçse de neticede Ak parti döneminde imzalanan bir sözleşme.

Bu haliyle reddedilse neye yarar? O sözleşmeye dayanılarak çıkarılan yasalar duruyor, 6284 numaralı yasa yürürlükte değil mi?

Ülkeyi idare edenlerin bu ülkenin değerlerinden ne kadar yabancı olduğunu bu sözleşmeden anlaşılıyor.

İstanbul sözleşmesi dışarıdan bize dayatılmadı, maalesef İstanbulun ev sahipliğinde hazırlanmış bir sözleşme. Bu sözleşme ile  İstanbulun adını da kirlettiler. Üstelik yabancı ülkelerin bazıları imzalamadı, bazıları da işin vahametini fark edip sözleşmeden çekildiler.

Sözde 2 yıl Başbakanlık yapan biri geçende sosyal medya hesabında yaptığı bir paylaşımayla İstanbul Sözleşmesine sahip çıkıyor. Eskiden iç işleri bakanlığını yapan bir hanım efendi de sahip çıktığını söylüyor ve daha nice partiler, CHP, HDP, DEVA vs.

Bu sözleşmeden amaç kadına şiddeti önlemek ise  cinsel eğilim, eşcinsellik vb. taleplerin burada ne işi var?

“ELBETTEKİ ANNELERİMİZE NE KADAR GEREKİYORSA O KADAR DESTEK VERMEKLE YÜKÜMLÜYÜZ, EVLAT YETİŞTİRMEK ÇOK ÖNEMLİ BİR MEZİYETTİR.”

Kaya:Aile yapımız konusunda Onur Hareketinin yaklaşımı nedir? Annelik için bir pozitif ayrımcılık düşünüyor musunuz? Mesela anne olan kadınlarımız 24 saat esasına göre çalışan fedakar insanlardır, bunlara bir ücret tahsis etmemiz gerekmiyor mu?

Aydın:Tabi ki annelere her türlü  makul desteği vermekle yükümlüyüz. 7 yaşından sonra çocuğu okula gönderiyoruz ve çocuğu eğiten öğretmene para ödüyoruz, peki yedi yaşına kadar tüm benliğiyle çocuğa öğretmenlik yapan annelerimize neden gerekli destek verilmesin?

Bu konuda Türkiye örneği olarak rol/model olmalıyız. Sosyal devlet gereği bu kıymetli insanlarımıza gerekli destek verilmelidir. SSKsı da yatırılmalı yeterli ve düzenli bir parasal destek verilmelidir.

Bu konularda dünyaya yön verebilecek projelerimiz olmalı, neden her bir şeyi Avrupa’dan alıyoruz ki? Kadını aileye bağlayacak, hayata huzur katacak bir sözleşmenin mimarı biz olabiliriz diye düşünüyorum.

Sadece kadınlar değil, gençlerimiz için, yaşlılarımız işin sosyal devlet anlayışını geliştirmeliyiz.

“KÜRT MESELESİNİ BU ÜLKEDE KONUŞMAK DAHİ AYIPTIR, KİM KİME NE HAK VERİYOR? ALLAHIN VERDİĞİ HAKLARI YASAL VE ANAYASAL DÜZEYDE GÜVENCE ALTINA ALMAK VAZİFEMİZDİR.”

Kaya:Kürt meselesi konusunda ne düşünüyorsunuz? Gerçi bazı programlarda bu soru sorulunca “ben bu konuyu anlatmaktan haya ediyorum” diyorsunuz ama yeri gelmişken ben yine sorayım.

Aydın:Dediğiniz gibi utanç verici bir konu, bu ülkede Kürt meselesi gibi bir mesele olmamalıydı. Kendi öz vatanında ikinci sınıf vatandaş olmak, muhatap kabul edilmemek kabul edilemez.

Bazen birileri “Biz Kürtlere şu hakkı verdik, bu hakkı verdik.” diyor, çok tuhafıma gidiyor. Arkadaş sen kimsin ki Kürtlere şu hakkı bu hakkı veriyorsun? bu hakkı yüce Allah kendilerine vermiş.

Bu ülke Kürtlerin ve Türklerin omuz omuza vermesiyle ayağa kalkar.

Zamanında hem Kürtçe hem Türkçe hepimize öğretilseydi fena mı olurdu? ülkenin resmi dili yine Türkçe olsun, ona kimsenin itirazı yok zaten.

Bu kürt meselesi olmamış olsaydı bu ülke şimdi dünyanın ilk üç ülkesinden biri olurdu.

Diyorlar ki Kürt her şey oluyor, oluyor ama Türkleştikten sonra ancak bir yerlere gelebiliyor. Şahsiyet ve şerefiyle bir yerlere gelebiliyor mu? Genel olarak baktığınız zaman benim Kürt vatandaşım ancak iyi bir amele, iyi bir ırgat olabiliyor, o kadar.

Bu ülkenin anayasası/sistemi Kürt ve Türkün inanç ve değerlerine göre şekillenmek durumundadır.

“KÜRT STRATEJİK ARAŞTIRMA MERKEZİNİN KURULMA FİKRİ MÜTHİŞ BİR FİKİR, KESİNLİKLE DESDEKLİYORUM.”

Kaya:Yaşar bey 6 ay kadardır bu ülke için bir Kürt Stratejik Araştırma Merkezinin kurulmasını istiyoruz, bu araştırma merkezi hem içeride hem dışarıda Kürtlerin sorunlarını araştırır, hem de bu sorunlara çözüm üretir, dolayısıyla 40-50 ülkede ülkemiz için fahri elçiler olurlar diyoruz, buna nasıl bakıyorsunuz?

Aydın:Bu çok güzel bir fikir, hem destekliyorum hem de bundan sonra gündeme getirmeye çalışacağım, bu Kürt vatandaşlarımıza bir nefes aldırtır. Halklar arasında bir mozaik görevini görür.

İşte bu sıkıntılar arasında çare çözüm için yine bir Kürt olarak siz fikir üretiyorsunuz. Sizi tebrik ediyorum.

Kaya:Sorularımıza açık yüreklilikle verdiğinin cevaplardan dolayı sizi tebrik eder, başarınızın devamını diyoruz.

Aydın:Kendimi ve Onur Hareketini tanıtma fırsatı bana verdiğiniz için ben teşekkür ediyorum.



Bu Yazıyı Puanla

0/5 (0 oy)

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yaz

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

0/1000
Güvenlik Kodu