Dostlar sohbeti bereketli olur
İnsan Hakları Cemiyetinde Önemli bir Ting-Teng yapıldı
Dostlar sohbeti bereketli olur
İstişare, müşaveret, şura islamın çokca önem verdiği kavramlardır. Biri diğerine yakın gibi gözükse de aralarında nuanslar var.
Geçende biri eskibaşbakanlardan Binali Yıldırımın başdanışmanlığını yapan ve halen vazifeli olan bir dost olmak üzere 6 kişilik bir dostlar grubu aralarında üç saatlık dostane bir sohbet ettiler. İnsan Hakları Cemiyetinde, genelde ülke sorunları özelde Kürt sorunu ele alınarak dostane bir sohbet oldu.
Bu istişare parasız ve kamuyararına endeskli olunca memleket menfaatine ufuk verici firiklerin ortaya çıkmasına vesile oldu.
Bu sohbet esnasında özetle şu fikirler dile geldi.
*Yakın zamana kadar Türkiye Cumhuriyetinin ana unsurlarından biri olan Kürt vatandaşlaımıza yapılan haksızlıklar kabul edilemez. Örtbas esilemez, bundan dolayı birileri devlet adına bu yaşanlardan dolayı özür dilemlidir.
*PKK eski devlet uygulamalarının bir eseri ve onun tesiriyle oluşmuş bir örgüttür. Bir aileden bir genç kazara dağa çıkınca ailece işkenceye tabi tutulup, tedip etmeye başladılar ve bu şekilde PKK için bir semparizan kitle oluştu.
*Kürtçe üzerinde varolan bu fiili ve yasal baskı bir an evvel kalkmalıdır. Devlet eliyle yapılan bu haksızlık kamuyoyla paylaşılmalıdır.
*İlk okul 4. sınıftan orta okul 3.Sınıfa kadar yani 7.sınıfa kadar 4 eğitim öğretim yılı boyunca mahalli/yerel dillerimizden en az birinin öğrenciler için zorunlu olması ve bu dillerin hayata kazandırılması lazımdır. Kürtçe, Zazaca, Boşnakça, Lazca, Çerkezce …vs.
*Başkent Akarada Kürt Stratejik Araştırma Merkezi(KÜRTSAM) kurularak başta Kürt vatandaşlarımızın sorunlarını, dahası tüm dünyada yaşayan Kürtlerin sorunarını ile devlet ilgilenmeli bu vesileyle dünyanın bir çok ülkesinde yaşayan Kürtlerin sempatisi kazanılmalıdır.
*Diyarbakırda yapımı devam eden devasa merkez caminin adının Şeyh Sait camisi olarak belirlenmeli, oradan dağkapıya kadar vakar içinde yürüyerek Şeyh Sait ve arkadaşlarının medfun olduğuna inadığımız yere kadar gidilmeli ve ruhlarına Fatiha okunmalı ve şehitlik abidesi yapımı konusunda talimat verilmelidir. Bu şekilde Şeyh Saidin uydurma isyan hadisesini asıl hareketin amacı olan “Kıyam” olarak kabul edilmelidir.
Unutmayalım bu tür çalışmalar ülke bütünlüğüne iç barışına destek veriyor,
*Maazallah Kürtler ve Türkler ayrılırsa bir tarafı Yunanistan gibi bir tarafı Bulgaristana dönüşmüş olur, dolayısıyla Kürt ve Türklerin birlikteliğine zarar veren söz ve davranışlardan uzak durulmalıdır.
*Türkler ve Kürtler arasında ziyaretler yapılmalı, resmi tarih ve medyanın yalan yanlış bilglerinden uzak durup hakikat dairesinde dertleşmeli ve aralarında barışık, kolkola vererek bu Kürt meselesini çözüme kavutlurmalıdırlar.
*Sistem şu haliyle İslama zıt bir tarzda şekillenmiş durumdadır, bu kabul edilemez, bir an evvel Devlet kurumlarının İslami değerlerle barışık hale getirilmesi lazım.
*Devlet bizim ama yasalar bize yabancı. Başka bir ifade ile “ev bizim ama eşyadan razı değiliz.” Devlet inanç ve kültürümüzle barışık hale getirilmesi lazdır.
………
Sadece bu kadarlık bir değişim rüzgarı bile Kürtlere bir nefes almaya, kamuoyunu rahatlamaya yeter diye düşüyorum.
Bu kadar ehven bir sorunu çözmeyip, etrafında dolaşan siyasi parti ve oluşumların kapasitesi galiba çok cılız, “yazık, günah” demekten başka söylenecek söz bulamıyorum.
Bu sorunun çözümü için çalışma ve çaba sarf etmeyip bölünme ve ihanet teraneleri ile siyaset yapan kimselerin siyasi açıdan miadının dolduğu kanaatindeyim.
Bu sorunların çözümüne katkı verecek partileri candan kutluyorum.
Vesselam
Eyüphan Kaya
İnsan Hakları Cemiyeti(İHC)-Diyarbakır.
Bu Yazıyı Puanla
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.




