BORSA
BIST 100 14.274,02 %0,10
Altın 6.123,96 ₺/gr %1,57
Bitcoin $59.977 %1,25
Dolar 46,63 ₺ %0,12
Euro 53,15 ₺ %0,15
Sterlin 61,63 ₺ %0,06
Gümüş 88,96 ₺/gr %2,64
Ethereum $1.575,87 %1,04
İsviçre Frangı 57,62 ₺ %0,21
Kanada Doları 32,86 ₺ %0,17
Avustralya Doları 32,18 ₺ %0,03
Japon Yeni 0,00 ₺ %0,00
Suudi Riyali 12,42 ₺ %0,22
BAE Dirhemi 12,70 ₺ %0,10
Rus Rublesi 0,59 ₺ %3,95
Çin Yuanı 6,86 ₺ %0,10
GİRESUN 20°C 6.123,96 ₺/gr 46,63 ₺ 53,15 ₺
Anasayfa Makaledetay
Eyüphan Eyüphan Kaya
26.06.2026 15:16 · 25

Hayatın ilkesi, veda hutbesi

Yorumlar

ÖNDER Diyarbakır adına Medrese Alimleri Vakfı(MEDAV)’a bağlı olan Suffe medresesinde bir konferans veren Eyüphan Kaya Veda Hutbesi temalı bir sohbet yaptı. Özetle şunları dile getirdi.

 

Esselamu aleyküm kardeşlerim, Peygamberlik müessesi çok mühimdir. Yüce Allah insanlık alemine 124 Bin peygamber, 313 Resul ve 5 Ulül azım göndermiş, yeryüzünde insanca yaşama yolunu bize göstermiştir.

Unutmayın Müslüman olmayan insanların da kendine göre rehberleri, sahte peygamberleri vardır. Ehli iman olup Peygamberin yolunda olduğumuz için Allah’a ne kadar şükür etsek de azdır.



 

YERYÜZÜNDE İKİ ÇEŞİT İNSAN YAŞAMAKTADIR.

Malumunuz insanlar inanç açısından iki kısımdır, bir kısmı ehl-i iman bir kısmı ehl-i davettir. Ehli iman, bir disiplin içinde imanını korumaya çalışırken, diğer kısmının ne zaman iman edeceğini bilemiyoruz.

İnançta zorlama yok.

Mevlana Celaleddin-i Rumi, “Kafire kem gözle bakma iman üzeri ölmeyeceği ne malûm?” der. Tabii bir de bunun mefhumu muhalifi de var, bizim iman üzere ölüp ölmeyeceğimiz ne malûm.

Bir defa “İman ettim” demekle iş bitmiyor, imanını korumak için daima havf ve rıca arasında bir disiplin içinde yaşamak lazım.

 

PEYGAMBERİMİZ VEFATININ YAKLAŞTIĞI HABERİNİ VEREREK VEDA HUTBESİNİ OKUMUŞTUR.

 

Hz.Muhammed(sav), Veda Hutbesi'ni ölümü beklediği bir hâlet-i ruhiyede irad etmiş.

İlki; O sene Ard hadisesi iki defa gerçekleşmiş. Ard ; yılda bir Ramazan ayında Hz.Muhammed(sav) Kur’an-ı Kerim'i baştan sona kadar okur, Cibril-i Emin kendisini dinlermiş. Bir defa da Cibril okur, Peygamberimiz(sav) dinlermiş. Bu defa Cibril (as) bir daha tekrarını isteyince Resul-i Ekrem "Bu benim yakında ölmeme işarettir." demiş.

İkinci bir işaret, Nasır suresi nazil olduğu zaman, Resul-i Ekrem demiş ki eğer bana istiğfar ve tesbih kaldıysa ölümüm yakındır. Kızı Fatıma’sına bunu söyleyince çok üzülmüş sonra ona “ailemden en erken sen bana ulaşacaksın demiş ve Kızı müferreh olmuş. Gerçekten Peygamberin vefatından birkaç ay sonra Hz.Fatıma(ra) da vefat etmiş.

Üçüncüsü; “Ey İnsanlar!.. Sözümü iyi dinleyin, burada olanlar burada olmayanlara iletsin, umulur ki onlar daha iyi uyarlar, seneye burada buluşacağımızı sanmıyorum.”

Bu üç tespiti bir arada düşündüğümüz zaman Veda Hutbesi aynı zamanda insanlar için bir vasiyetname hükmündedir.

 

VEDA HUTBESİ 8 MART GÜNÜ OKUNMUŞTUR

 

632 Yılı 8 Mart, Hicrî Takvim'e göre 10.yıl, Zilhice’nin 9’unda arife ve cuma günü yüz bini aşkın sahabeye seslenerek veda hutbesini okumuştur.

 

Allah razı olsun ki, o mübarek sahabeler iyi dinlediler, not aldılar, bize ulaştı ve biz bugün bir araya gelmiş Veda Hutbesini sohbetimize konu etmişiz.

*Veda hutbesinin birkaç paragrafında kadın hakları hakkında uyarılar da var. Bu sene Diyarbakır Ulu camide 8 Mart’ı “Dünya Veda Hutbesi Günü” olarak ilan ettik.

İNSANIN MALI, CANI VE NAMUSU MUKADDESTİR, DOKUNULMAZDIR

Veda Hutbesine göre;

Cuma ve Arife gününün mukaddes olduğu gibi, Mekke mukaddes olduğu gibi can, mal ve namusumuz mukaddes değerlerdir ve dokunulmazdır.

Can, mal ve namusun güvende olmadığı bir toplumda huzur olmaz.

Faizin her türlüsü kaldırılmıştır, faiz ile muamele etmek Allah'a ve Resulü'ne savaş açmakla eşdeğer bir günahtır.

 

FAİZ HARAMDIR VE YASAKLANMIŞTIR

 

Faiz tıpkı bir elektrik süpürgesi gibi milyonların cebinden paraları toplayıp bir kaç zenginlerin kasasına bırakıyor, insanlık bir an evvel bu faiz sisteminden kurtulmalıdır.

Faiz demek “Sen çalış ben yiyeyim” demektir. Öyle olmuş ki ‘karz-ı hasen’ unutuldu. Borç olarak verdiğiniz para,

altı ay sonra eriyor.

 Kız çocuklarının hor ve hakir görüldüğü bir toplumda Peygamberimiz kızı Fatıma geldiği zaman “Babasının Annesi” diyerek onu ayakta karşılardı.

Bir iş kadını rolü ile dikkat çeken Hz.Hatice(ra), Hira mağarasında uzlete çekilen Peygamberimize azık ve elbise götürmeyi ihmal etmiyordu.

Bir gün Cibril-i Emin, Peygamberimize “Allah Hatice’ye selam ediyor.” Müjdesini vermişti.

Bu müjde konusunda heyecanlanan Hz.Hatice (ra); “Allahümme ente's-selam ve minke's'selam, feheyyena bi's-selam, tebarekte rebbena ve tealeyte ya zü'l-celâli ve'l-ikram” diyerek cevap verdi ve Resul-i Ekrem bunu namaz sonrası tespih haline dönüştürdü.

Hz.Aişe (ra), Peygamberimizden çok hadis naklettiği için ilmi açıdan ayrı bir değeri var, bununla birlikte yeri geldiğinde Peygamberimizin huzurunda sesini yükselterek hakkını da savunabilmiştir.

Hz.Fatıma(ra), daha takva, 28 yaşında genç yaşta vefat eden bir hanım efendi. Hayatı kitaplara konu olmuştur.

 

IRKÇILIK YASAKLANMIŞTIR

 

Irkçılığın yanlışlığını dile getirdi.

Ne Arab’ın Aceme, ne de Acemin Arap’a üstünlüğü vardır, Ne Beyazın, Siyaha, ne Siyahinin Beyaza üstünlüğü vardır, üstünlük ancak takvadadır.

Bir gün beyaz tenli biri bir siyahîye aval aval bakıyor.

Siyahî olanı diyor ki "Hayırdır arkadaş, sen boyayı mı beğenmedim yoksa boyacıyı mı?. İnanın her ikisinde suçum yok, boya da Allah’ın boyacı da Allah."

Beyaz adam özür diler ve birbirine sarılarak helalleşir.

Bir gün sahabeler oturmuş “Ben filanın oğlun filan” diye soylarıyla kendilerini tanıtıyorlarmış,.Sıra Selman-ı Farisî’ye gelince “Ben Selman ibn-ül İslam” (Ben İslam’ın oğlu Selman'ım)" der.

Bu konuşmaya vakıf olan Hz.Ömer(ra) da diyor ki; “Ene Ömer ehu Selman (Ben de Selman’ın kardeşi Ömer’im).

Anlayana yeter değil mi?

SİZE İKİ EMANET BIRAKIYORUM; ALLAH’IN KİTABI VE SÜNNETİ NEBİ.

“Size Kur’an ve Sünnet bırakıyorum” demesini biraz irdelemek isterim.

Kur’an-ı Kerim hafızların dili üzerine muhafaza edilerek günümüze kadar gelmiştir. Bu Kur’an bazı yarım hocaların insafına bırakılsaydı kim bilir şimdi elimizde kaç çeşit Kur’an olurdu.

Unutmayalım ilk hafızı Kur’an Resul-i Ekrem aleyhisselatu vesselamdır.

Hafızı Kur’an için peygamberimizi söylediği bu beyan ne kadar da manidardır.

“Geceleyin gök yüzüne bakınca nasıl ki yıldızlar parlıyorlarsa, gök yüzünden yere bakılınca da iki tür ev parlıyor. Biri içinde yetim olup merhametle muamele edilen ev, diğeri ise Hafızı kuran birinin yaşadığı ev.

Kur’ana karşı yanlış yapma cesareti olmayan bazı zayıf karakterli kimseler, ki ben bunu bilinçli olarak söylüyorum.

Peygambersiz İslam’ı savunanlar ya cahildir yada birilerinin adına bu işi parayla yapıyorlar.

Peygamberimizin hayatı, Kur’anın yaşama modellenmiş halidir. Peygamberi devre dışı bırakarak İslam’ı yaşayamayız.

*Kur’an-ı Kerim, neyi yapmamız gerektiğini emreder, Peygamberimiz nasıl yapacağımızı gösterir.

*Yeni atanmış bir Hakim düşünün, davaları karara bağlarken “Ben yasa tanımam, Anayasaya göre karar veririm.” derse ne kadar komik duruma düşer değil mi?

Sünnet, İslam’da yasa ve yönetmeliktir.

Üstad Bediüzzaman diyor ki; Öğretmeni olmayan kitap, kağıttan ibarettir. Kur’an’ın öğretmeni, mübeyyini Peygamberimiz(sav)'dir.

İşte Peygamberimiz, bizim için böyle örnektir.

*Unutmayınız ki Kelimeyi Tevhid, Lailahe ilellaah Muhammedü'n- Resulüllah'tır.

Resulu devre dışı bıraksanız, "Namaz", "Oruç", "Hacc" gibi ibadeti dahi yapamazsınız.

*Tekrar ediyorum, Peygambersiz İslam’ı savunanların ya bilgileri eksiktir, ya da Siyonistlerin paralı adamlarıdır.

Ahmed-i Hanî' den bir beyit okuyarak, dua ile sohbetini tamamladı. 



Bu Yazıyı Puanla

0/5 (0 oy)

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yaz

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

0/1000
Güvenlik Kodu