BORSA
BIST 100 14.183,21 %0,64
Altın 6.020,44 ₺/gr %1,79
Bitcoin $60.367 %1,63
Dolar 46,65 ₺ %0,03
Euro 53,33 ₺ %0,40
Sterlin 61,91 ₺ %0,51
Gümüş 87,27 ₺/gr %1,66
Ethereum $1.623,36 %3,89
İsviçre Frangı 57,79 ₺ %0,36
Kanada Doları 32,85 ₺ %0,02
Avustralya Doları 32,14 ₺ %0,03
Japon Yeni 0,00 ₺ %0,00
Suudi Riyali 12,42 ₺ %0,03
BAE Dirhemi 12,70 ₺ %0,03
Rus Rublesi 0,61 ₺ %2,66
Çin Yuanı 6,86 ₺ %0,11
GİRESUN 19°C 6.020,44 ₺/gr 46,65 ₺ 53,33 ₺
Anasayfa Makaledetay
Kahraman Kahraman Memiş
29.06.2026 10:40 · 21

Bu Şehir Kimin?

Yorumlar

Size basit bir soru sormak istiyorum:

Bu şehir kimin?

Belediyenin mi?
Yöneticilerin mi?
Yoksa burada yaşayan herkesin mi?

Çoğumuz hızlıca “hepimizin” deriz.

Ama gerçek şu ki…

Biz çoğu zaman bu şehirde yaşayan insanlarız,
Ama bu şehre ait hisseden insanlar değiliz.

Arada çok büyük bir fark var.

Çünkü ait hissetmek…
Sadece bir yerde yaşamak değildir.

Sahip çıkmaktır.
Dert etmektir.
Görmektir.

Bir çöp gördüğünde “biri alır” dememektir mesela.
Bir sorun gördüğünde “bana ne” diyememektir.

Ben şunu fark ettim:

İnsanlar bir şehri sevebilir…
Ama sevdiği bir şehre her zaman sahip çıkmaz.

Sevgi bazen uzaktan olur.
Ama aidiyet…
İçine girer.

Sorumluluk getirir.

Bugün bir parkta oturduğunuzu düşünün…

Temiz, düzenli, huzurlu bir park.

Ama o parkın ortasında yere atılmış bir şişe var.

Ne yaparsınız?

Çoğu insan bakar…
Rahatsız olur…
Ama geçer.

Çünkü içinden şu geçer:

“Ben atmadım ki.”

İşte mesele tam da burada başlıyor.

Aidiyet dediğimiz şey…
“Ben atmadım” dememekle başlar.

“Ben atmadım ama bu benim şehrim” diyebilmektir.

Bir şehir, sadece hizmetle güzelleşmez.

Bir şehir…

İnsanların sahip çıkmasıyla güzelleşir.

En iyi yolu yaparsınız…
Ama üzerine sahip çıkılmazsa bozulur.

En güzel parkı yaparsınız…
Ama korunmazsa anlamını kaybeder.

En temiz sokağı oluşturursunuz…
Ama kirletilirse yeniden başa dönersiniz.

Yani mesele sadece yapmak değil…

Mesele, birlikte korumaktır.

Peki neden sahip çıkmıyoruz?

Çünkü çoğu zaman şehri “bizden biri” gibi görmüyoruz.

Oysa bir düşünün…

Evinizde yere bir şey atar mısınız?

Atmazsınız.

Çünkü orası sizin.

İşte şehir de öyle hissettirmeli.

“Sokak benim” diyebilmeliyiz.
“Park benim” diyebilmeliyiz.
“Bu şehir benim” diyebilmeliyiz.

Ama bu sahiplenme…

Sözle değil, davranışla olur.

Küçük şeylerle başlar.

Bir çöpü yerden almakla…
Bir uyarıyı nazikçe yapmakla…
Bir şeyi korumayı seçmekle…

Küçük gibi görünen bu davranışlar…

Aslında büyük bir kültürün temelidir.

Ve o kültür oluştuğunda…

Artık o şehir sadece yaşanan bir yer olmaz.

Yaşatılan bir yer olur.

Bugün size büyük şeyler önermiyorum.

Küçük bir şey istiyorum:

Yarın dışarı çıktığınızda…

Bir an durun.

Ve kendinize şunu sorun:

“Ben bu şehirde misafir miyim…
Yoksa ev sahibi mi?”

Eğer cevabınız “ev sahibi” ise…

O zaman davranışınız da öyle olmalı.

Çünkü ev sahibi…

Sahip çıkar.

Unutmayın:

Bir şehir…
Ancak ona sahip çıkan insanlar kadar güzeldir.



Bu Yazıyı Puanla

5/5 (1 oy)

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yaz

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

0/1000
Güvenlik Kodu