SAYIN BAYRAKTAR, VAR MISINIZ
TOKİ’nin modern imkanlarla kurmuş olduğu şehir sel nedeniyle
Batman'da çöktü, Samsun'da ise dokuz vatandaşımızın trejik bir şekilde yaşamını
yitirmesine neden oldu. Hatalı yer seçiminden dolayı; Çarşamba’da Yeşilırmak
Havzasında seçilen toplu konut alanı, İstanbul’da ıslah edilmeyi bekleyen dere
yatakları, imara açılan Kocaeli çökme bölgesi, 2006/10290 Sayılı Bakanlar
Kurulu kararıyla seçilen Yusufeli İlçesi yeni yerleşim yeri, İstanbul Beşiktaş’
taki dolgu alanına yapılan binalar gerekli önlemler alınmadığı takdirde,
üzülerek ifade ediyorum ki aynı acıları bizlere tekrar yaşatacaktır.
Sayın Başbakanımız 2009 yılında İstanbul’da meydana gelen sel
felaketinin ardından : “ Derenin intikamı ağır olur ” ifadeleriyle dere
yataklarında yapılaşmaya izin vermeyeceklerini belirtmişti. Ancak yaşanan acı
deneyimler gerek TOKİ, gerekse Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın
uygulamalarında, Sayın Başbakanımızın bu hassasiyetlerini dikkate almadıklarını
göstermektedir. Hatta dokuz kişinin hayatını kaybettği Samsun’daki sel felaketi
yaşanan bölgede incelemelerde bulunan Gençlik ve Spor Bakanı Sayın Suat KILIÇ, bölgenin yarım
yüzyıldır gece kondu olarak kullanıldığını belirterek :
" Bölge eski gece kondu yerleşim yeri, ilkel yapılar vardı.
Eğer kentsel dönüşüm olmasaydı yaşanacak kaybın hesabını yapmak mümkün
olmayacaktı. Eleştirilere bu yönüyle bakmakta fayda var" diyerek ironi
yapmaktadır. Oysa yapımına 2010 yılında başlanan Samsun’un en modern yerleşim
yeri sele teslim olmuş, maalesef dokuz kişi hayatını kaybetmişti.
Olayın daha trajik boyutu ise Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı
Sayın Yusuf Ziya Yılmaz: " Konu TOKİ değil konu bir semavi bir felaketle
yağan yağmurdu" ifadeleriyle suçu ALLAH’ ın (c.c.) üzerine atmasıdır. Yani
insanoğluna bahşedilen aklın, bilimin, işin ehli olmanın ve insan hayatına
değer vermenin bir önemi olmadığı gibi, her fırsatta yetkiyi sandıktan
aldıklarını ifade eden “ yeryüzü tanrılarının “ hiçbir suçu ve sorumluluğu yok,
tek suçlu var O da Yüce Yaratıcı!
Samsun üniversitesi ve büyükşehir özellikleriyle eski bir
yerleşim yeridir. Şehirdeki Ondokuz Mayıs Üniversitesi Mühendislik Fakültesi
İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof.Dr. Mehmet Çakıroğlu, selin doğal bir
afet olduğunu dile getirerek, " Şehirleşmenin kötü olması selin
faturasının bu kadar kötü olmasına neden olmuştur " demiştir. Ayrıca
konutlar yapılırken kendilerinden görüş alınmadığını da ifade eden Prof. Dr.
Çakıroğlu : " Burası yapılırken bizden hiç bir yardım istemediler.
Kendileri yaptılar. Dere yatağına yapılmaması gerekiyordu. Yapılacaksa da
gerekli önlemler alınmalıydı. Buralar sürekli yağış alan ve bol derelerin
bulunduğu yerler. O yüzden derenin ıslahı daha iyi yapılabilirdi. Site etrafına
istinat duvarı konularak zemin katların su alması engellenebilirdi. Bölgedeki
derelerin üzerindeki köprüler de eski ve alçak. Suyun sürüklediği ağaç
parçaları da köprülere takılıp akışını engellemiş olabilir " diyor.
Çevre ile Şehircilik birbirinin tamamen farklı ve zıt
kavramlardır. Çevreciliğin amacı aşırı ve plansız yapılaşmadan doğayı
korumaktır. Her türlü şehirleşme faaliyetlerini üzerine almış olan Sayın
BAYRAKTAR : “ Olayı
tam olarak bilmiyorum ben de gazeteden okudum. Gerekli tetkikler yapılacak.
Orada farklı şeyler olabilir. Önüne bent konmuş olabilir. Çok değişik şeyler
olabilir. Bugün bunu tetkit edeceğiz. Yer seçimi ve yapılaşma konusunda yanlış
olduğunu zannetmiyorum " ifadeleriyle yetersizliklerini ve yer seçimindeki
kararlarını zeminin altına değil, sadece zeminin üstüne bakarak verdiklerini
ortaya koymaktadır.
Sayın BAYRAKTAR tarihe not düşüyorum. Genel olarak TOKİ’ nin zemin
açısından problemli olan inşaatlarında, toplu konut arazilerinin jeolojik ve
jeoteknik raporları, her zaman inşaatların ihalelerinin yapımı ve temel
atılmasından sonra hazırlanmıştır. Yani problemli olan arazilere önce binaların
temelleri atılmış, zemin raporları daha sonra hazırlanarak onaylanmıştır.
Baraj yapımı nedeniyle
Kentsel dönüşümden bahseden Sayın BAYRAKTAR, Avcılar İlçesi
Ambarlı Mahallesi’nde Bakanlar Kurulunca 18.06.2005 günü alınan “ afete maruz
bölge ” kararına rağmen, yıkım işlemini İstanbul milletvekili Sayın Mehmet
MÜEZZİNOĞLU’nun villasından dolayı mı uygulamuyorsunuz?
Çarşamba’da Yeşilırmak Havzasında seçilen toplu konut alanı,
İstanbul’da ıslah edilmeyi bekleyen altmış iki dere yatağı, imara açılan
Kocaeli çökme bölgesi, İstanbul Beşiktaş’ da dolgu alanına yapılan binalarda,
Ankara’nın Pursaklar ve Eskişehiryolu Yapracık – Turkuaz konutları için gerekli
önlemlerin alınıp alınmadığı bilim adamalrınca hala tartışılmaktadır.
Benzer Haberler
Gundem Haberleri
TümüTİRDEF' den Basın Açıklaması
Tirebolu Dernekler federasyonundan son günlerdeki Maden hakkında açıklama geldi. Tirdef Genel...
Bedriye ve Ziya Sevim’in Mutlu Günü
Anıtkabir’de PKU ve Yenidoğan Tarama Programına Dikkat...
PKU Aile Derneği’nden 20. Yılında Anlamlı Ziyaret: Anıtkabir’de PKU ve Yenidoğan Tarama...
TÜGVA Bulancak'tan Kızılay’a Destek
BAŞKAN KÖSE’DEN 10 OCAK ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ MESAJI
12. Tirebolu Kültür ve Sanat Festivali
Duygusal zekâ iletişimde başarıyı artırıyor
54 Şehirden Biri de Giresun
Küçük yaşta büyük farkındalık İklim değişikliği
İklim değişikliği, bütün dünyayı benzeri görülmemiş bir hızla olumsuz etkilemektedir.
FERRERO, YENİ DÖNEM HEDEFLERİNİ AÇIKLADI
FERRERO, SÜRDÜRÜLEBİLİR FINDIK İÇİN KAYDETTİĞİ GÜÇLÜ İLERLEMEYİ VE YENİ DÖNEM HEDEFLERİNİ AÇIKLADI





