BORSA
BIST 100 14.200,20 %3,62
Altın 6.624,62 ₺/gr %0,08
Bitcoin $67.136 %6,07
Dolar 45,92 ₺ %0,02
Euro 53,45 ₺ %0,03
Sterlin 61,90 ₺ %0,12
Gümüş 111,00 ₺/gr %0,44
Ethereum $1.907,85 %4,70
İsviçre Frangı 58,35 ₺ %0,02
Kanada Doları 33,19 ₺ %0,06
Avustralya Doları 32,98 ₺ %0,31
Japon Yeni 0,00 ₺ %0,00
Suudi Riyali 12,23 ₺ %0,03
BAE Dirhemi 12,50 ₺ %0,01
Rus Rublesi 0,63 ₺ %1,39
Çin Yuanı 6,79 ₺ %0,04
GİRESUN 15°C 6.624,62 ₺/gr 45,92 ₺ 53,45 ₺
Anasayfa Giresun Anadolu Sevdası

Anadolu Sevdası

· 4 dk okuma · 4 okunma
Anadolu Sevdası

                    İnsan, beşeri hayatın başladığından  beri  hep bir mücadele içersinde olmuştur. Bu mücadelenin  temelinde doğanın değişmez yasalarına boyun eğmemek, aksine hükmetme anlayışı vardır.  İnsanoğlu  tarih çağlarını açıp kapatan, asırları deviren   mücadelesiyle  bugünlere gelirken, o ilk  günkü azminden ve ihtirasından da hiçbir şey kaybetmemiştir.  Zira ilgileri, giyim – kuşamı, kullandığı teknoloji değişse de,  İnsan aynı insan.

                 Dokunduğu her şeyi, bulunduğu her çevreyi değiştiren insanoğlunu farklı ve üstün kılan özelliği,   sahip olduğu   akıl melekesindendir. İnsanı yaratılanların en şereflisi kılan akıl  melekesi her geçen gün daha da büyüyerek,  inşa ettiği medeniyetlerle bugünlere tezahür etmiştir.

                 Kazmayı  vurduğunuz her yerden tarihi bir eserin çıktığı Anadolu  çok büyük medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır. Bugün tarihimizle övünüyor,  kültürümüzle  biliniyorsak üzerinde oturduğumuz Anadolu topraklarında var olmuş büyük medeniyetlerdendir. Evet, Medeniyetler ülkesi Anadolu.   Bazen dünya ticaretinin ana arteri olarak, bazen Ön Asya adıyla  tarihin her döneminde farklı stratejik  anlamlar yüklenen bu topraklar, bağrında büyüttüğü ihtişamlı medeniyetler kadar acı ve dramı da yaşamıştır.  Öyle değil mi halk müziğimize ilham kaynağı olmuş ağızlarımız, söyleyeni bilinmese de söyleteni dert olan ağıtlarımız.

               Önceki yıl Haymana’da kurtuluş savaşı’ nın kırılma noktası olan Gönüllü Giresun Alayı’ nın çarpıştığı cepheye gittim. Yaşlı bir amcayla konuştuk. O günleri hatırlıyordu. “ Topal Osman ve Binbaşı Hüseyin Avni Alpaslan’ ın askerleri Ali Rıza’nın şuradaki bahçesinde talim yaptılar. Gencecik çocuklardı, savaşa girmeyin dedikse de dinletemedik. Bu cepheyi on beş defa kaybettik ama  on altıncısında daha vermedik  ” dedi. Yaşlı amca anlatmaya devam ediyordu. Özellikle Topal Osman komutasındaki askerlerimizin yunanlılara ait yüz yirmi  kamyon mühimmatı ele geçirmesine rağmen, aracı kullanabilecek asker olmadığı için içersindeki mühimmatı eşeklerle taşıyıp  kamyonları ateşe vermesi, bizleri çok duygulandırdı.

               Geçen ay Umre Ziyareti İçin kutsal topraklardaydım. Türküm dediğimde diğer milletlerin yaklaşımı çok anlamlıydı. Onlar için bizleri farklı kılan bu toprakların yani Anadolu’nun çocuğu olmamızdı. Yani medeniyetler ülkesi ama hakir görülmüş, horlanmış  Anadolu, hala bir ümit ve timsal.

                Neden olmasın ki, Mevlana, Yunus Emre, Hacı Bektaşi Veli  gibi yüzlerce, binlerce adsız kahraman ilhamını bu topraklardan almadı mı. Anadolu, belki yoruldun ama tükenmedin. ORHAN SEYFİ’ nin de ifade ettiği gibi “ Burası Anadolu dağlar omuz omuza,  gidenler toprak oldu sağlar omuz omuza.” Akılların anlayış gönüllerin sevdi ürettiği muhabbet sofraları yine kurulacaktır. Zira  varlığını hala koruyor, bir yanda  Mevlana’nın bütün alemi sığdırdığı gönül, diğer yanda toprağı gibi tükenmeyen ve  eskimeyen, gönül dostu Anadolu İnsanı. 

               Saygılarımla.

 

      ALİ Zafer TOPŞİR