TOPLUMSAL SAYRILIK: ''DEDİKODU''
Tek düze düştüğünde güven Sayrılıklar başlar yeryüzünde Dağılıp gider bir toz bulutu örneği Atılıp tutulan dedikodular şahlanır o zaman Ayyuka çıkan söylentiler eşliğinde Dost kapısı insan …
Sayrılıklar başlar yeryüzünde
Dağılıp gider bir toz bulutu örneği
Atılıp tutulan dedikodular şahlanır o zaman
Ayyuka çıkan söylentiler eşliğinde
Dost kapısı insan olsada tedbiri elden
Bırakmamak gerek bu devri âlem içinde
Ölüm kokuyordu gökyüzü, geçit vermiyordu umudun çizdiği yola, insan sevgisinin sunduğu iç huzur gittiçe yavaş yavaş yok olmaya yüz tutmuş, puslu, nemli ve ıslak ortama kendini bırakmıştı. İnsanla iletişime girmekten çekinen ve korkan yeryüzü içsel barışını vur-kaç yöntemiyle uygulayarak yeryüzüne belirli-belirsiz ışınlarını gönderiyordu. Bu ışın demeti yazın mı yoksa kışın mı habercisiydi, bilinmez!
Karanlığın dip köşelerinde konuşur düşünceler, kimileri sarmalar bireyi, ona “cananım” değil, “canım” der, kimileri ise ruhumuza ekin tarlaları gibi düşmanlık tohumları eker, durdurak hızlı bir biçimde sözcükler havada uçuşmaktadır, aynı kar taneleri gibi. En eski iletişim biçimlerinden olup yaşadığımız süreç içinde sürekli var olan bir gerçeğimizdir, dedikodu. Özellikle, sözlü kültürün egemen olduğu toplumumuzda bu başıboş alışkanlık her dönemde varlığını sürdürmüş bir sayrılıktır. Birinin haberi olmaksızın birilerini çekiştirmek, onu kınamak, onun aleyhinde konuşmaktır. Anlamsız ve sırf laf olsun, torba dolsun ası astarı gerçeğe dayanmayan fiskos iletişimini devam ettiren bireylere “dedikodu kumkuması” lakabı takılmıştır.
Okunmayan, düşünme yetisini kullanmayan, yazmayan bireycikler malzeme olarak gündelik insan ilişkilerini gündeme taşırlar. Sonuçta; bireyler bilinçaltlarında ne varsa onu ortaya koymaktadır, örneğin, “bugün falan kimse şunu giymiş, ya, bak, sen şu işe, kocası hani biliyormusun fakirdi, nereden buldu ki bu parayı, herhalde, filan kimsenin annesi ölmüş, acaba kızı işte deli dolu, nasıl olacak da yaşamını idare edecek…” Ne yazık ki maalesef bu yüzden toplum çençen kutusu, gereksiz işler memuru. Fikirleri konuşturubilmek için veriden bilgiye donanımlı olmak gerekir, bilgiden fikre giden yolda ise okumak ve düşünmek iki temel amaçdır.
Bir çekirdek içini doldurmayacak kadar hacimsiz olan “boş ve anlamsız söz”(Dedikodu) kıskançlık, haset duygularımızın açığa çıkarılmasına ve konuşarak rahatlamaya neden olmaktadır, böylece birisinin başkalarını kötüleyerek kendini onurlu, dürüst ve kendini yüce görme duygusu tatmin edilmiş olacaktır, “başkaları mükemmel değildir ama ben mükemmelim” demenin ucuz yoludur, başkalarının üzüntülerine katılmak kolaydır ama başkalarının sevincine yapmacıksız, olduğu gibi, kıskançsız paylaşmak duygusal düşüncenin vazgeçilmez bir ürünü olmaktan ileri geçmez.
“Boş ve anlamsız söz” kişiyi gündemde tutar ve kendisinde önemlilik duygusu uyandırır, kimsenin bilmediği bilgileri bilmek duygusu dedikoducu bireyde bir farklılık, üstünlük duygusuna yol açar. Onun için bu üstünlüğünü herkesle paylaşmak ister. Özel bilgi olarak düşündüğü şeyi hemen çevresine satarak gündemdeki yerini alır. Dedikoducu kimse öz güven duygusundan yoksun olduğu için girdiği her ortamda “güven iletişimine” zarar verir, gerçekle yalan içiçe girer, böylece.
Sürekli denilir ki “insanın olduğu yerde dedikodu vardır, ” doğrudur, tabii ki vardır ama “ya yapıcı dedikodu yapmak, arkadaşınızın başı sıkıştığı yerde elinden geldiğince duygusal düşüncesi içinde yoğrulmak”, ne güne duruyor bütün bunlar? Yapmak için bunları yürekte mangal gibi ateşin yanarak birbirini kişilik olarak duyumsama sanatına başvurmak gerekir.
İnsanın içini dağlayan bu konudan bahsettim dostlarım, kor gibi buz toprağa düşünce beyaz bir duman çıkarır, işte dedikoducu bireyin yaptığıda budur, sadece karışımların sonucu olan iyi ve kötünün savaşımı. Bu yüzden dik duruşa sahip kendini bilen, kendini keşfetmiş ve aşağılık kompleksi olmadan çıkarsız, başkalarının haklarına da kendi hakları gibi sahip çıkacak sağlam bireylere gereksinimi var, bu evrenin.
“Duygusal düşünce yoksunluğu taşıyan dedikodu, boş ve anlamsız sözlerin efendisidir”.
H. Senday TUNCER
Benzer Haberler
Vidalı Toz Dolum Makinası Türleri Nelerdir?
Normal 0 21 false false false TR X-NONE X-NONE /* Style Definitions */ table.MsoNormalTable...
Günün İnsanı
Sır verip ser verme birine Sonunun hiçliğe karışmak Olduğu yazılmıştır ömrüne Toprakla biter işin...
Ruhun Allah’a Yolculuğu - 5
Allah, kulu olan insanı seviyor. Çünkü nefes alsın diye oksijeni yarattı, içsin diye suyu,...
Gundem Haberleri
TümüTİRDEF' den Basın Açıklaması
Tirebolu Dernekler federasyonundan son günlerdeki Maden hakkında açıklama geldi. Tirdef Genel...
Bedriye ve Ziya Sevim’in Mutlu Günü
Ekonomi yazarı Ziya Sevim ile Öğretim Görevlisi Bedriye Güneş, Merinos Nikah Dairesi’nde...
Anıtkabir’de PKU ve Yenidoğan Tarama Programına Dikkat...
PKU Aile Derneği’nden 20. Yılında Anlamlı Ziyaret: Anıtkabir’de PKU ve Yenidoğan Tarama...
TÜGVA Bulancak'tan Kızılay’a Destek
TÜGVA Bulancak İlçe Temsilcisi Ubeydullah Göktekin ve ekibi, Ramazan ayı dolayısıyla Kızılay’ın...
BAŞKAN KÖSE’DEN 10 OCAK ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ MESAJI
Normal 0 21 false false false TR X-NONE X-NONE /* Style Definitions */ table.MsoNormalTable...
12. Tirebolu Kültür ve Sanat Festivali
TİRDEF - Tirebolu Dernekler Federasyonu tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen Tirebolu...
Duygusal zekâ iletişimde başarıyı artırıyor
Kişilerin duygusal zekâlarını etkin olarak kullanabilmeleri için, duygularını beden dili ve ses...
54 Şehirden Biri de Giresun
Türkiye’de son yıllarda havalimanı sayısı oldukça arttı. 2000’li yılların başına kadar sadece...
Küçük yaşta büyük farkındalık İklim değişikliği
İklim değişikliği, bütün dünyayı benzeri görülmemiş bir hızla olumsuz etkilemektedir.
FERRERO, YENİ DÖNEM HEDEFLERİNİ AÇIKLADI
FERRERO, SÜRDÜRÜLEBİLİR FINDIK İÇİN KAYDETTİĞİ GÜÇLÜ İLERLEMEYİ VE YENİ DÖNEM HEDEFLERİNİ AÇIKLADI
Muhtar Maaşları Ne İşe Yarıyor?
Normal 0 21 false false false TR X-NONE X-NONE /* Style Definitions */ table.MsoNormalTable...
Milli Mücadele Kahramanı Kurdoğlu Hacı Hafız Anılacak
Milli Mücadele Kahramanı Kurdoğlu Hacı Hafız Mustafa Zeki Efendi, 24 Mayıs Cuma günü, saat...





