İmam Ebu Hanife: “ Sünnet olmasaydı Kur’an anlaşılmazdı” demiş.
İmam Ebu Hanife: “ Sünnet olmasaydı Kur’an anlaşılmazdı” demiş.
Yazarımız Eyüphan Kaya ÖNDER Diyarbakır adına Yenişehir Şehitlik camisinde veda hutbesi temalı Cuma sohbeti yaptı.
Kaya; Özetle şunları dile getirdi;
Kıymetli hazirun Veda Hutbesi Ahir zaman peygamberi Hz.Muhammed(sav)’in sözüdür.
Elmendulillah bizler Müslümanlar olarak tüm peygamberlere inanıyoruz. Yahudiler Hz.Musa’da, Hiristiyanlar Hz.İsa’da kalırken biz bütün peygamberleri salat ve selam ile anıyoruz.
Ayrıca Peygambere inanmayanları rehbersiz sanmayın herkes birilerinin peşinde koşuyor, elhemdulillah bir Hatem-ül Muhammed(sav)’nin izindeyiz.
Hz.Muhammed(sav); bu gününüz ne kadar mukaddes ise, bu beldeniz ne kadar mukaddes ile malınız, canınız ve Namusunuz o kadar mukaddestir, dokunulmazdır.
Kaya’nın 2018 yılında Cumhurbaşkanlığı himayesinde katıldığı BM Güvenlik Kongresi’ne dair paylaştığı hatıra, modern dünyanın yönetim krizini özetler nitelikteydi. Dünyanın en büyük güçlerinin toplandığı salonda ilk gün kimsenin Allah’tan ve Resulü’nden bahsetmediğini belirten Kaya, ikinci gün söz alarak tarihe geçecek şu ikazı yapmış:
Umman’lı bir profesörün yüksek sesle ayağa kalkıp, "İşte aradığınız değer budur, bu teklifi deklarasyona yazın" haykırışı, aslında Batı’nın ve modern sistemlerin içine düştüğü manevi boşluğun ve çıkmazın da açık bir itirafıydı.
Hz. Muhammed’in (sav) Veda Hutbesi’ni adeta ölümü beklediği bir hâlet-i ruhiye içinde verdiğini aktaran Kaya, buna dair üç büyük işarete dikkat çekti: O yıl Cebrail (as) ile yapılan Kur'an mukabelesinin (Ard hadisesi) iki kez tekrarlanması, Nasr Suresi'nin nüzulüyle Hz. Fatıma’ya verilen o hüzünlü haber ve nihayetinde 8 Mart 632’de Arafat’ta yankılanan "Seneye burada buluşacağımızı sanmıyorum" hitabı...
Tüm bu işaretler, Veda Hutbesi’ni sıradan bir hitabe değil, tüm insanlığa bırakılmış bir vasiyetname kılıyor.
Hutbenin satır aralarını günümüz meseleleriyle bağdaştıran Kaya, hayati uyarılarda bulundu:
Ekonomik Sömürüye İsyan: Faiz: Faizin her türlüsünü ayağının altına alan bir Peygamber’in ümmetiyiz. Kaya’nın benzetmesiyle faiz; "tıpkı bir elektrik süpürgesi gibi milyonların cebinden paraları toplayıp zenginlerin kasasına bırakan" bir sömürü aracıdır.
Üstat bedizzaman diyor ki Faizden nemalan biri; “sen çalış ben yiyeyim” diyor. Bu insana yakışır mı? Bu sisteme karşı durmak, insani bir vazifedir.
Ne aceptir ki Faizden geçinen biri Kur’an’ın ifadesiyle Allah ve resulü ile harp halindeymiş gibi bir günahın içindedir
Irkçılık İlleti: Üstünlüğün sadece takvada olduğunu belirten Kaya, siyah ile beyazın, Arap ile Acem'in eşitliğini Hz. Ömer ve Selman-ı Farisi’nin o muazzam kardeşlik hukukuyla hafızalarımıza kazıdı: "Ben İslam’ın oğlu Selman’ım" diyene, "Ben de Selman’ın kardeşi Ömer’im" diyebilen bir medeniyetin mirasçılarıyız.
Bir gün Ebuzer-i Gaffari Bilalı habeşe “kara kadının oğlu” diyor, Resl-i ekrem(sav) “ya Ebazer sende cahiliye ahlakı görüyorum” der.
Ebazer(ra) pişman olduğu gibi başını yere kor ve diyor ki "Bilal suratıma basmadan başımı kaldırmayacağım".
Bilal(ra) diyor ki “Kaldır başını Allah’a secde eden başa ben basamam seni af ettim”
Biz ırkçılık yapmayacağız ırkçı olanlar bizden insanlık dersi alsınlar daha iyi olmaz mı?
Son dönemde türeyen ve Peygamberimizi devre dışı bırakarak İslam’ı yaşama iddiasında olan "zayıf karakterli" akımlara da sert bir mantık dersi verdi Kaya.
Kur’an ne yapacağımızı emreder, Sünnet ise nasıl yapacağımızı gösterir.
Yeni atanan bir Hakimin "Ben yasaları, yönetmelikleri tanımam, sadece Anayasa'ya bakarım" demesi ne kadar absürt ise, sünneti reddetmek de o kadar komiktir.
Üstad Bediüzzaman’ın dediği gibi: "Öğretmeni olmayan kitap, kağıttan ibarettir." Kur’an’ın öğretmeni ise Hz. Muhammed’dir (sav). Tıpkı bir kimya öğretmeninin öğrencisini laboratuvarda kitapla baş başa bırakmayıp ona rehberlik etmesi gibi, Efendimiz de bizim için Üsvey-i hesene yani rol model, hayat rehberimizdir.
İmam-ı Ebu Henife diyor ki; Sünnet olmasaydı Kur’anı anlayamazdık.
Unutmayın Kelimeyi tevhit; lailahe illellah muhammedün resulüllahtır. Peygamberi devre dışı bıkanın imanı kaybolur.
Sohbetini cemaate, anne-babalara, çocuklarına ve öğretmenlere dualarla bitiren Kaya, akıllarda kalacak o nükteli ve umut dolu cümleyle noktayı koydu:
Rabbim bizleri o doğru adresten, Veda Hutbesi’nin evrensel ilkelerinden ve Efendimizin (sav) rehberliğinden ayırmasın.
Unutmayın, cennetin yolu camiden geçer.

Bu Yazıyı Puanla
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.
Eyüphan'nın Diğer Yazıları
Hevsel’in Çiçekleri Koçu’na Selam Olsun
03.11.2026 · 23
Vali Zoroğlu; “Diyarbekir Anadolu’nun İslam öğretmenidir” dedi
03.11.2026 · 2
Oktay Saral doğru olanını söylemiş
28.10.2026 · 132
Günün yazısı; İmtiyaz sahibi kimseler istemiyoruz!
24.10.2026 · 105






