Allah iradesinden dönmez.
Kâinatta her şey Allah’ın dilemesiyle nizam ve intizam içinde gerçekleşir. Hiçbir olay tesadüfen, kendi başına oluşmaz.
Tabiat olayları diye adlandırdığımız tüm gelişmeler Allahın dilemesiyle, Allahın yaratılış planı dâhilinde olur. Allah dilmezse yaprak oynamaz.
Hastalık, Yağmur, Ateş, Rüzgâr, Deprem, Su, Yıldırım vb. Allah tüm bunların oluşunu bir nizam içinde dilemiş, dilemeseydi olmazdı. Allah insanlara tüm bu olaylardan nasıl korunacağını da, dilemiş, yaratmış, öğretmiş.
Yağmurun dünyaya bir ölçü ile yağdığını Allah bizlere Zuhruf Suresinin 11. ayeti ile bildirmiş “O, belli bir miktar ile gökten su indirdi de, onunla ölü bir memleketi diriltti. (ve her yanına hayat) yaydı. Siz de böyle (kabirlerinizden diriltilip) çıkarılacaksınız.”
Bilim insanları "Yağmurun gökyüzünden bir ölçü ve miktar ile indiği, yine çağımızdaki ilmi araştırmalarla tespit edilmiştir. Ölçümlere göre, yeryüzünden bir saniyede 16 milyon ton su buharlaşmaktadır. Bir yılda bu miktar 505 trilyon tona ulaşır. Bu, aynı zamanda bir yılda Dünyaya yağan yağmur miktarıdır. Yani su, sürekli bir denge içinde, bir ölçüye göre "dönüp durmaktadır. Diyor.
Arabistan çöllerine yağmayan yağmur, amazon ormanlarına nasıl yağıyor?
Yağmurun yeşil alanlara daha fazla yağdığını öğrendik, O zaman yağmurun duası ağaç dikmek olduğunu bilmeliyiz.
Hastalanınca doktora, sağlık merkezine gitmek de hastalıktan kurtulmanın duasıdır.
Bazı hocalar her hastalığa bir dua olmak üzere kamyonlarca kitap yazmışlar, lakin gel gör ki gözüne bir çöp kaçsa kitabında Müslümanlara şu, şu duayı okuyun hiçbir şeyiniz kalmaz diyen hoca tavsiye ettiği duayı okumak yerine, soluğu en donanımlı sağlık merkezinde alıyor, doktora koşuyorlar.
Sonuç olarak Yağmur da ıslanmamayı, suda boğulmamayı, ateşte yanmamayı, hastalıktan korunmayı öğrenen insan, depremden korunmayı bildiği halde yaşamına tatbik edememiş, neden depremden korunmayı savsaklamışlar? Para hırsından, Yönetim gevşekliğinden, Yönetim foltaklığından depreme dayanıklı yapılar yapmamış, buna da Hükümetler endirekt ve direk olarak göz yummuş, zamanında denetleyemedikleri yapıları da yıkarak Mevzuata uygun hale getirmek yerin hep birlikte yasa çıkartarak (İmar barışı) uygun hale getirmişler.
Müslüman uyanık olur, olmalıdır. Müslüman bu yasadışılığa kader deyip geçemez. Buna referansımız Nisa süresi ayet 79.Sana gelen iyilik Allahtandır. Başına gelen kötülük ise nefsindendir. Seni insanlara elçi gönderdik; şahit olarak da Allah yeter. Demek ki neymiş? Başımıza gelen kötülük kendimizdenmiş.
Başımıza gelen felaketi kader deyip Allah’a yüklemek Ayetullaha aykırı, büyük günah olur.
Müslüman bilmelidir ki Allah hiç bir zaman iradesinden dönmez.
Şunu bilmeliyiz Bizler dua ederek ne depremi önleyebiliriz, ne de yağmur yağmasını sağlayabiliriz.
Çünkü Allah bizlere depremden korunmanın duasının, depreme dayanıklı yapılar yapmak, fay hatlarına yerleşim yerleri kurmamak olduğunu öğretmiş.
Yağmurdan korunmayı öğretmiş, suda boğulmamayı öğretmiş, ateş de yanmamayı öğretmiş.
Yağmurdan, yangından, sudan, ateşten korunmayı öğrenip yaşantısına tatbik eden insan depremden korunmayı bildiği halde yaşamına uygulayamamış.
Umarım her işimizi, Allahın bize öğrettiği yolu terk ederek, Allah a havale etmeyiz.
Bu Yazıyı Puanla
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.
Recep'nın Diğer Yazıları
TRT spikerinin Anneler Günü mesajında bana göre bazı kavramlar...
12.05.2026 · 30
Andırgalsın Masterın....
06.05.2026 · 5
Bir ilçenin sessizliği bazen en ağır çığlıktır.
01.04.2026 · 5
Yolunda giden Mhrs sistemi ile neden oynadınız?
22.02.2026 · 3




