Giresun Üvey Evlat mı? Bize mi öyle geliyor.
Ordu ve Trabzon arasında sıkışıp kalmış bir şehir Giresun… Maçka'nın yollarını, Yomra'nın yatırımlarını görünce insan ister istemez soruyor: Bizim Harşit Vadisi'nin, Kürtün'ün, Dereli'nin suçu ne?
Coğrafyamız aynı, insanımız aynı, potansiyelimiz aynı. Ama hizmette ve yatırımlarda aramızda dağlar kadar fark var. Trabzon'a, Ordu'ya yapılan devlet yatırımlarının yüzde beşi bile Giresun'a yapılmıyor. Karadeniz'in en stratejik vadilerinden biri olan Harşit Vadisi yıllardır ihmal ediliyor, yayla yolları kaderine terk ediliyor.
Giresun, Kurtuluş Savaşı'nda üç gönüllü alay çıkarıp evlatlarını cepheye gönderen, bu vatan için en fazla bedel ödeyen şehirlerden biridir. Topal Osman Ağa'nın adı da bu ülkenin yakın tarihine silinmez şekilde yazılmıştır. Peki, bugün Giresun neden sürekli geri planda bırakılıyor? Bu şehir geçmişteki fedakârlıklarının cezasını mı çekiyor?
Benim için Ordu da Trabzon da bu vatanın toprağıdır. İstersem gider oralardan bir ev alır, ömrümün geri kalanını orada geçiririm. Mesele bu değil. Mesele, doğup büyüdüğümüz, ekmeğini yediğimiz Giresun'un her geçen yıl biraz daha geri bırakılması, gençlerini göçe mecbur etmesi ve hak ettiği yatırımlardan mahrum bırakılmasıdır.
Eğer Giresun'a yatırım yapılmayacaksa, yolları, turizmi, sanayisi ve ulaşımı kaderine terk edilecekse; o zaman bu şehrin valiliğine, belediyelerine, milletvekillerine ne gerek var? Muhtarlıkla yönetsek daha mı kötü olur?
Bu sözler sitem değil, feryattır. Giresun'un hakkını istemektir. Bu şehir sadaka değil, anayasal hakkı olan kamu yatırımlarını talep ediyor.
Sayın milletvekilleri, sayın mülki idare amirleri; Ankara'nın kapılarını aşındırın, bu şehrin hakkını alın. Çünkü Giresun'un kaybedecek bir elli yılı daha yok.
Bu Yazıyı Puanla
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.




