BORSA
BIST 100 14.200,20 %3,62
Altın 6.624,62 ₺/gr %0,08
Bitcoin $67.136 %6,07
Dolar 45,92 ₺ %0,02
Euro 53,45 ₺ %0,03
Sterlin 61,90 ₺ %0,12
Gümüş 111,00 ₺/gr %0,44
Ethereum $1.907,85 %4,70
İsviçre Frangı 58,35 ₺ %0,02
Kanada Doları 33,19 ₺ %0,06
Avustralya Doları 32,98 ₺ %0,31
Japon Yeni 0,00 ₺ %0,00
Suudi Riyali 12,23 ₺ %0,03
BAE Dirhemi 12,50 ₺ %0,01
Rus Rublesi 0,63 ₺ %1,39
Çin Yuanı 6,79 ₺ %0,04
GİRESUN 15°C 6.624,62 ₺/gr 45,92 ₺ 53,45 ₺
Anasayfa Gundem VAROLUŞ İKİLEMİ

VAROLUŞ İKİLEMİ

Normal 0 21 false false false TR X-NONE X-NONE /* Style Definitions */ table.MsoNormalTable {mso-style-name:"Normal Tablo"; mso-tstyle-rowband-size:0; mso-tstyle-colband-size:0; mso-style-noshow:yes; mso-style-priority:99; mso-style-parent:""; mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; mso-para-margin-top:0cm; …

· 7 dk okuma
VAROLUŞ İKİLEMİ

                                                 VAROLUŞ İKİLEMİ

              Savaştan çıkmış ceset gibiydi bedenim

            Donmuş ruhum dumurlaşmış beynim

            Çevrede dolaşan solgun bakışlar

            Göz hapissindeydi sanki

            Çıkarsız menfaatsiz bir yüzün sıcaklığını

            Duyumsamaktan yoksun ten

            Yok olup gitmiş sonsuza uzanan

            Yaşam halkası içinde

             Biz kimiz ki diye sorulan yanıtsız sorular

             Göstermekte onun bir kum tanesi kadar

             Değerinin olmadığını hiç olmaya

             Yüz tutmuş bu evrende

                                                        H. Senday TUNCER

 

    Biri çocuk, diğeri ise kadın, her ikisi de el ele, göz göze, oturmuşlar yıkıntıların arasında bir sonbahar sabahı, çevreyi kol açan ediyorlar. Ortalık toz duman, haykırışlar sarmakta dört bir yanı, güneş yaldızlarını şavkıtmıyor yeryüzüne, durağan her yer, yerlerde et parçalarının izleri, soğuk sıcak buğulu gözlerin içine sinmiş, sessizlik bürünmüş yalnızlığa, yüzler içinden konuşuyor. Ana diyor çocuk: “babam nerede?” Yitik bir gökyüzünün maviliğinde beyazı bulmaya çalışan çocuk denizden çıkmış bir balık gibi şaşkın, bakışları yerle gök arasında gidip geliyor, gün buğulu bir aynanın içinde kaybolmuş, gün batımı başlamak üzere. Nefretin perçinlendiği bireyciklerin suskun sözcükleri uçuşuyor gökyüzünde. Ölü tohumu ekilmiş toprağın içine, nüfuslanmış börtü böcek. Kara toprağın çatlamış yüzü yansımakta yeryüzüne.

    Kadın, çocuk isimleri yok onların, ama isimleri yeryüzünün dört bir yanında varlıklarını sürdürüyor, çocuk kadına sormakta: “sevgi nerede?” “Babana sor” diyor, kadın. Baba bombardıman altında kalmış yıkık dökük evlerinin kenarındaki yerde yatmakta, toprağa yumulmuş gözleriyle babasına bakar çocuk ve haykırarak şu şekilde seslenir babasına: “sevgimi istiyorum, sevgi nerede?” Çocuğun parmakları babasının gözlerine değer, gözlerini açıp kapatır. İşte der: “kara toprak, zifiri, sevgi kararmış toprak.” Anasına koşarak boynuna sarılır, için için yaşlar dökülür simsiyah kapkara gözlerinden, kara gözlerinin ikisi de topraktır artık, ana-oğul her ikisinin de acısı bir yumak olup bütünleşmiş bal olup taşmakta sanki bir arı kovanından! “Neden” diyerek birbirlerine bağırmakta çağlayarak akan suyun altında. “Hadi” der anası, “seninle bu dik yamacı tırmanalım.” Bu yamacı anasıyla birlikte yol alıp tırmanmaya başlar çocuk, gün dönmüş, hava kararmış, tenleri üşümeye başlamıştır, iç çekerek ağlayan çocuğun haykırmaması gökyüzünü yaldızlatmaz oysa geceyi. Ana tabii ki doğaldır çocuğun ağlaması diyerek geçirir içinden. Aksine çocuğun ağlaması beynindeki yitikliğin sancısıdır, meydan okumasıdır. Çocuk anasına “ sevgi dik yokuş mudur? Ne zaman düze çıkacağız?” diyerek sorar. Anası ona şu şekilde yanıtlar: “sen yürümeye devam et, göreceksin, çiğ süt emmiş bireyciklerin neler yaptığını yeryüzüne?”

      Savaş, silah nedir bilmez çocuk, anası ve sağken babası oyuncak tabanca bile satın almamıştır ona, anasının ve babasının tatlı gülüşleriyle, baş okşamalarıyla büyütülmüştür çünkü, ta ki evleri o koca koskocaman bombardımanın altında yıkılıp tarumar edilmiş o güne dek. O zaman tanık olmuştur çocuk, silahın kendisinden güçlü ama gerçekte oyuncak gibi dönen topaç olduğuna. Sevgi çemberi sarmalı içinde kendine güvenen ve ne istediğini bilen bir birey biçiminde yetiştirilmeye adım atılmıştır onun kişilik gelişiminde, ne anası ne de babası ona bir fiske dahi atmamışlardır. Et çiğnemenin, yerde anlamsız ve gereksiz olduğu öğretilmiştir ona, neden kavga ve silah, aile bireyleri ona sözel olarak uyarılarla ikaz etmişler ve o da algılayıp uygulamıştır. Bireyin hak ve özgürlüğüne duyarlı olması gerektiği kanıksatılmış, “adam gibi adam” olmanın yolunun erdemli niteliklere saygı ve duyarlı kalınarak olabileceği davranışsal bilinçle örneklenerek gösterilmiştir, bireylerin kendi çıkarları doğrultusunda ötekileri kullanmamanın erdem olduğu paylaşımın her zaman “insan severlik” ile bağdaştığı çocukluğundan itibaren onun beynine işlenmiştir.

      Silah kullanmanın bireye ve insanlığa ne gibi bir yararı olduğunu anlamış değildir, her zaman beyninin içinde “niçin ve neden” soruları yatmaktadır, sevgi mutluluksa ve güvense eğer sevgisizlik mutsuzluk ve güvensizliktir, kavga, şiddet ve saldırı, ne yazık ki arkası silah, insanın insanı yok etme, bireysizleştirme yetisi, bu yüzden o sevginin menfaat uğruna bir oyuncakla oynanırmışçasına silahın kullanılmasını kavrayamaz. Bu yüzden çocuk o yolun yolcusu değildir, barışın, dostluğun, sevginin elçisidir. Dostlarını silah yerine kalem tutan eller arasından keşfedecektir, kendi kendine karar vermiştir: mesleğini seçtiğinde tüm oyuncak ama tüm oyuncak silah, tüfek ve sustalıları kaldırtacaktır, bir gün kendisi gibi baba şefkatinden yoksun çocukların çoğalmaması için.

       Anasıyla dik yamacı aşıp düzlüğe çıkmışlardır, alaca şafağa kadar bu duygusal düşünceler altında beyni yoğunlaşmış, ruhu rahatlamıştır, özgürdür, içi gülmektedir, çözümü bulmuştur, sonbaharın verdiği direncin omuzlarına bir çığ kalınlığında çökmesi gibi ana-oğul sararmış yapraklar içinde yürümeye devam edeceklerdir, varoluşlarının ana öğesinin sevgi yelpazesindeki çizgilerin bütünselliğinde gerçekleştiğinin bilincine vararak.

                                                             H. Senday TUNCER




Gundem Haberleri

Tümü

TİRDEF' den Basın Açıklaması

Tirebolu Dernekler federasyonundan son günlerdeki Maden hakkında açıklama geldi. Tirdef Genel...

1 ay önce

Bedriye ve Ziya Sevim’in Mutlu Günü

Ekonomi yazarı Ziya Sevim ile Öğretim Görevlisi Bedriye Güneş, Merinos Nikah Dairesi’nde...

10 ay önce

Anıtkabir’de PKU ve Yenidoğan Tarama Programına Dikkat...

PKU Aile Derneği’nden 20. Yılında Anlamlı Ziyaret: Anıtkabir’de PKU ve Yenidoğan Tarama...

11 ay önce

TÜGVA Bulancak'tan Kızılay’a Destek

TÜGVA Bulancak İlçe Temsilcisi Ubeydullah Göktekin ve ekibi, Ramazan ayı dolayısıyla Kızılay’ın...

1 yıl önce

BAŞKAN KÖSE’DEN 10 OCAK ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ MESAJI

Normal 0 21 false false false TR X-NONE X-NONE /* Style Definitions */ table.MsoNormalTable...

1 yıl önce

12. Tirebolu Kültür ve Sanat Festivali

TİRDEF - Tirebolu Dernekler Federasyonu tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen Tirebolu...

1 yıl önce

Duygusal zekâ iletişimde başarıyı artırıyor

Kişilerin duygusal zekâlarını etkin olarak kullanabilmeleri için, duygularını beden dili ve ses...

1 yıl önce

54 Şehirden Biri de Giresun

Türkiye’de son yıllarda havalimanı sayısı oldukça arttı. 2000’li yılların başına kadar sadece...

1 yıl önce

Küçük yaşta büyük farkındalık İklim değişikliği

İklim değişikliği, bütün dünyayı benzeri görülmemiş bir hızla olumsuz etkilemektedir.

1 yıl önce

FERRERO, YENİ DÖNEM HEDEFLERİNİ AÇIKLADI

FERRERO, SÜRDÜRÜLEBİLİR FINDIK İÇİN KAYDETTİĞİ GÜÇLÜ İLERLEMEYİ VE YENİ DÖNEM HEDEFLERİNİ AÇIKLADI

1 yıl önce

Muhtar Maaşları Ne İşe Yarıyor?

Normal 0 21 false false false TR X-NONE X-NONE /* Style Definitions */ table.MsoNormalTable...

1 yıl önce

Milli Mücadele Kahramanı Kurdoğlu Hacı Hafız Anılacak

Milli Mücadele Kahramanı Kurdoğlu Hacı Hafız Mustafa Zeki Efendi, 24 Mayıs Cuma günü, saat...

2 yıl önce