BORSA
BIST 100 14.030,66 %0,29
Altın 6.172,45 ₺/gr %1,54
Bitcoin $66.246 %3,26
Dolar 47,21 ₺ %0,06
Euro 53,96 ₺ %0,10
Sterlin 63,43 ₺ %0,05
Gümüş 89,77 ₺/gr %4,92
Ethereum $1.940,55 %4,16
İsviçre Frangı 58,30 ₺ %0,10
Kanada Doları 33,59 ₺ %0,17
Avustralya Doları 33,16 ₺ %0,41
Japon Yeni 0,00 ₺ %0,00
Suudi Riyali 12,57 ₺ %0,06
BAE Dirhemi 12,86 ₺ %0,09
Rus Rublesi 0,60 ₺ %0,10
Çin Yuanı 6,98 ₺ %0,10
GİRESUN 25°C 6.172,45 ₺/gr 47,21 ₺ 53,96 ₺
Anasayfa Makaledetay
Eyüphan Eyüphan Kaya
20.07.2026 15:17 · 44

Allah erkekleri kadınlara hizmetkar etmiş, kıymetini bilene!

Yorumlar

Selam ve dua ile sohbetine başlayan Kaya, özetle şunları dile getirdi.

Muhterem hazirun malumunuz Diyanet bu seneyi Mevlid-i Nebi yılı olarak ilan etti, ben de Veda Hutbesi temalı sohbetler ederek Peygamberimizin mesajını hatırlatmaya çalışıyorum. ilçe Müftümüz Sacit Emiri hocaya bana bu fırsatı verdiği için müteşekkirim, Allah kendisinden razı olsun.



 

Malumunuz insanlar inanç açısından iki kısımdır, bir kısmı ehl-i iman bir kısmı ehl-i davettir. Ehli iman, bir disiplin içinde imanını korumaya çalışırken, diğer kısmının ne zaman iman edeceğini bilemiyoruz.

Mevlana Celaleddin-i Rumi, “Kafire kem gözle bakma iman üzeri ölmeyeceği ne malûm?” der. Tabii bir de bunun mefhumu muhalifi de var, bizim iman üzere ölüp ölmeyeceğimiz ne malûm.

Bir defa “İman ettim” demekle iş bitmiyor, imanını korumak için daima havf ve rica arasında bir disiplin içinde yaşamak lazım.

2018 yılında Cumhurbaşkanımızın himayesinde gerçekleşen BM Güvenlik kongresine katıldım ilk gün bir çok kişi konuştu ama hiç biri Allah ve Resulümden bahsetmedi.

İkinci gün ben söz aldım dedim ki:

Arkadaşlar insan aklıyla dünya idare edilemez, yüce Allah  124 Bin peygamber, 313 resul ve 5 Ulül azm bize göndererek yaşamanın yolunu bize göndermiş ama dünden beri bu müktesebattan bahseden yok, O esnaya Umman’dan gelen bir profesör yüksek sesle “işte aradığınız değer budur, hocamın bu teklifini deklarasyona yazın” dedi.

Hz.Muhammed(sav), Veda Hutbesi'ni ölümü beklediği bir hâlet-i ruhiyede irad etmiş.

İlki; O sene Ard hadisesi iki defa gerçekleşmiş. Ard ; yılda bir Ramazan ayında Hz.Muhammed(sav) Kur’an-ı Kerim'i baştan sona kadar okur, Cibril-i Emin kendisini dinlermiş. Bir defa da Cibril okur, Peygamberimiz(sav) dinlermiş. Bu defa Cibril (as) bir daha tekrarını isteyince Resul-i Ekrem "Bu benim yakında ölmeme işarettir." demiş.

İkinci bir işaret, Nasır suresi nazil olduğu zaman, Resul-i Ekrem demiş ki eğer bana istiğfar ve tesbih kaldıysa ölümüm yakındır. Kızı Fatıma’sına bunu söyleyince çok üzülmüş sonra ona “ailemden en erken sen bana ulaşacaksın demiş ve Kızı müferreh olmuş. Gerçekten Peygamberin vefatından birkaç ay sonra Hz.Fatıma(ra) da vefat etmiş.

632 Yılı 8 Mart, Hicrî Takvim'e göre 10.yıl, Zilhice’nin dokuzunda yüz bini aşkın sahabeye seslenince; “Ey İnsanlar!.. Sözümü iyi dinleyin, burada olanlar burada olmayanlara iletsin, umulur ki onlar daha iyi uyarlar, seneye burada buluşacağımızı sanmıyorum.” demiş.

Bu üç tespiti bir arada düşündüğümüz zaman Veda Hutbesi aynı zamanda insanlar için bir vasiyetname hükmündedir.

Allah razı olsun ki, o mübarek sahabeler iyi dinlediler, not aldılar, bize ulaştı ve biz bugün bir araya gelmiş Veda Hutbesini sohbetimize konu etmişiz.

 8 Mart gününün Dünya Veda Hutbesi günü olarak etmemiz lazımdır.

 Veda Hutbesine göre;

Cuma ve Arife gününün mukaddes olduğu gibi, Mekke mukaddes olduğu gibi can, mal ve namusumuz mukaddes değerlerdir ve dokunulmazdır.

Can, mal ve namusun güvende olmadığı bir toplumda huzur olmaz.

Faizin her türlüsü kaldırılmıştır, faiz ile muamele etmek Allah'a ve Resulü'ne savaş açmakla eşdeğer bir günahtır.

Faiz tıpkı bir elektrik süpürgesi gibi milyonların cebinden paraları toplayıp zenginlerin kasasına bırakıyor, insanlık bir an evvel bu faiz sisteminden kurtulması lazım. Bütün insanların bu faiz sistemine isyan etmesi lazım.

Peygamberimiz Kadın hakları konusunda bizi uyarmış. Erkelerin kadınlar üzerinde hakları var, Kadınların da erkeler üzerinde hakları var, Erkek barınma giyecek, yiyecek ve içecek konusunda karısının ihtiyacını temin etmekle yükümüdür. Kadında kocasına ihanet etmemekle, iffetini korumakla yükümlüdür. Görüyorsunuz erkeler kadınlara aynı zamanda rençber durumdalar, kıymetini bilene, ama kadın hevesine yenik düşüp sokağa düşerse ev annesiz/anaçsız kalır ve aile yapımız bozulur, maalesef şu anda olan budur.

Hacca gidenler biliyor Safa ile Merve arasında koşuşturma tarzı bir nüsük var, o vazife erkeler içindir. Malumunuz o koşuşturma erkeler içindir.

O güzergah Hz.Hacire’nin telaşla koştuğu yerdir. Hacire(ra) birkadın, bir Zenci ve bir Cariye ve yüce Allah onu taklit etmeyi haccın bir vecibesi haline getirmiş. Daha nasıl kadına değer verilsin.

O Hacire ki Hz.İbrahim onu sahrada bırakınca ona soruyor “bu senin tercihin mi Allah’ın emri mi?” Hz.İbrahim(as) “Allah’ın emri” deyince derin bir nefes alır ve “Öyleyse Rabbım beni korur, haydi sana güle güle” der.

Irkçılığın yanlışlığını dile getirdi.

Ne Arab’ın Aceme, ne de Acemin Arap’lara üstünlüğü vardır, üstünlük ancak takvadadır.

Hepimiz Ademin çocuklarıyız Adem de topraktandır.

*Bir gün beyaz tenli biri bir siyahîye aval aval bakıyor.

Siyahî olanı diyor ki "Hayırdır arkadaş, sen boyayı mı beğenmedim yoksa boyacıyı mı? İnanın her ikisinde suçum yok, boya da Allah’ın boyacı da Allah."

Beyaz adam özür diler ve birbirine sarılarak helalleşir.

*Bir gün sahabeler oturmuş “Ben filanın oğlu filan” diye soylarıyla kendilerini tanıtıyorlarmış. Sıra Selman-ı Farisi’ye geliyor, o büyük sahabe ki Fars diyarından yıllar yılı yola çıkarak uzun bir emekten sonra Resulüllah’ı bulmuştu;  “Ene Selman ibn-il İslam” (Ben İslam’ın oğlu Selman'ım)" der.

Bu konuşmaya vakıf olan Hz.Ömer(ra) da diyor ki; “Ene Ömer exu Selman (Ben de Selman’ın kardeşi Ömer’im). Der. Anlayana yeter değil mi?

“Size Kur’an ve Sünnet bırakıyorum” demesini biraz irdelemek isterim.

Öncelikle ve özellikle Hafızlarımıza minnettarız, yüce Allah onların vasıtasıyla Kur’anı kerimi muhafaza ediyor. Kur’an yarım hocaların elinde kalsaydı kim bilir elimizde kaç çeşit Kur’an olurdu, unutmayın ilk Hafız-ıl Kur’an Resul-i Ekrem (sav)’dir.

Kur’ana karşı yanlış yapma cesareti olmayan bazı zayıf karakterli kimseler ki ben bunu bilinçli olarak söylüyorum.

Peygamberimizin hayatı, Kur’anın yaşama modellenmiş halidir. Peygamberi devre dışı bırakarak İslam’ı yaşayamayız.

*Kur’an-ı Kerim, neyi yapmamız gerektiğini emreder, Peygamberimiz(sav) nasıl yapacağımızı gösterir.

*Yeni atanmış bir Hakim düşünün, davaları karara bağlarken “Ben yasa tanımam, Anayasaya göre karar veririm.” derse ne kadar komik duruma düşer değil mi?

Sünnet, İslam’da yasa ve yönetmeliktir.

Üstad Bediüzzaman diyor ki; Öğretmeni olmayan kitap, kağıttan ibarettir. Kur’an’ın öğretmeni, mübeyyini Peygamberimiz(sav)'dir.

Ben meslek hayatımda Kimya öğretmeniydim, hiç bir  Kimya öğretmeni, öğrencisine “Evladım al kitabı, git deney yap" demez, tam tersine kitapla birlikte başında durur, deney yapması için ona rehberlik yapar.

İşte Peygamberimiz, bizim için böyle örnektir.

*Unutmayınız ki Kelimeyi Tevhid, Lailahe ilellaah Muhammedü'n- Resulüllah'tır.

Cemaate, anne babalarına, ailelerine ve öğretmenlerine dua ederek,

*Cennetin yolu camiden geçer ifadesini bu cümle ile açarak;

“Biz her camiye gelen cennete gidiyor demiyoruz ama unutmayın cennete giden camiye gelenlerdendir, yani doğru adrestesiniz.” Dedi.


Kaynak:Müslüman Dünya




Bu Yazıyı Puanla

5/5 (1 oy)

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yaz

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

0/1000
Güvenlik Kodu